Camın Ötesini Görebilmek; “Goril Deneyi”

Psikolojide algı konusunda en bilinen deneylerden biri de “Goril Deneyi”dir. Deneklerden siyah ve beyaz formalar giymiş iki basketbol takımının maçını belirli bir süre (2 dakika) izlemeleri ve beyaz takım oyuncularının topu kaç kez paylaştıklarını saymaları istenir.
Videonun 45. Saniyesinde goril kostümü giymiş biri 5 saniye süreyle, sahanın bir ucundan diğerine yürüyerek geçer. Deneklere oyunda sıra dışı bir şey görüp görülmediği sorulduğunda, 200’ü aşkın sayıdaki deneklerin %46’sının gorili görmediği anlaşılır. Bu kişilere durum açıklandığında, bunun olanaksız olduğunu söylerler. İkinci kez videoyu izlediklerinde ise görürler. Birinci seferde neden görememişlerdir?
Buna psikolojide “İSTEM DIŞI KÖRLÜK” deniyor. Çünkü oyunculara ve saymak isteğine odaklanmış olmaları, diğer bazı şeyleri görmelerine engel olmuştur.

 

Peki, bu deney bize aslında ne söylüyor? Önümüzde çok açık bir şekilde olan/duran bir olayı/olguyu gözden kaçırabiliriz. (İntihar eden ergenin ebeveyni; muhtemelen odağı başka bir yerde olduğu için –yemeğini bitiriyor, dersleri iyi vs. ‘her şey çok güzeldi, çok mutluydu’ diyebiliyor mesela. Ya da hırsızlık yaptığını gözümüzle gördüğümüz birine gönül bağıyla bağlı olduğumuz için bu olayı unutabiliyoruz)
Günümüzde yaşanan olaylar ve onlara verilen tepkilere baktığımızda, insanların farklı algıları olması farklı şeylere odaklanmalarıyla ilgili olabilir. Aynı camdan dışarı bakan iki kişiden biri, havanın nefis olduğunu düşünürken bir diğeri camın ne kadar kirli olduğunu söyleyebilir.

Peki, siz dışarıdaki havanın güzelliğine mi yoksa camın kirine mi odaklanıyorsunuz? Odağınız nerede? Görmekte ısrar ettiğiniz şeyler, başka neleri görmenize engel oluyor? Olumsuzu görmekten kaçınmadan, olumluya odaklanmanın hayatımızı kolaylaştıracağını biliyor muyuz? Camın kirli olduğunu görmemize rağmen, dışarıdaki güzel havanın tadını çıkarabiliyor muyuz?

bakis-acisi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir